Geniş Aile’ Kategorisi için Arşiv
Geniş Aile Yeni Sezon Başlıyor
04 Ağustos 2010 Yazan Geniş AileŞuküfe’yi canlandıran Zuhal Topal’ın ayrılmasının ardından “Geniş Aile” ekibine Rojda Demirer katıldı. “Melekler Korusun” dizisi sona erdikten sonra “Geniş Aile”den gelen teklifi kabul eden Demirer, ‘Zeynep’ rolünü üstlendi. Zeynep, Ufuk Özkan’ın oynadığı Cevahir’le yakınlaşacak. Ancak ikilinin ilişkileri önce kavgayla başlayacak. Askerden döndükten sonra yaşamına çekidüzen verme kararı alan Cevahir, hem babasına yardım etmek hem de Zeynep’le yakınlaşabilmek için taksicilik yapmaya başlayacak.
“Geniş Aile”nin 10 Ağustos’ta ekrana gelecek ilk bölümünün çekimleri, geçtiğimiz gün yapıldı. Ufuk Özkan’la birlikte kamera karşısına geçen Rojda Demirer, çekim arasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çok heyecanlı olduğunu belirten genç oyuncu, “Ben genelde dizilere sonradan dahil olmayı pek tercih etmiyorum. Ama ‘Geniş Aile’ hem oyuncu kadrosuyla hem de kalitesiyle beni ikna etmeyi başardı. Bu dizide yer aldığım için çok mutluyum” dedi.
Dizinin ikinci sezonu için bıyıklarını kesip 6 kilo veren Ufuk Özkan’a yeni bölümlerde Rojda Demirer eşlik edecek.
Geniş Aile Yeni Sezon Tanıtım Fragmanı
29 Temmuz 2010 Yazan Geniş AileGeniş Aile Yeni Sezon Tanıtım Fragmanı
Devamını oku »
Geniş Aile Set Arkası izle
22 Haziran 2010 Yazan Geniş AileGeniş Aile set arkasında Cevahir muhabir oluyor.Koyu Bilal ve Mürsel’le röportaj yapıyor.Set arkasındaki bu sıcak ve samimi görüntüler siz geniş aile sevenleri için burada. Devamını oku »
Cevahirin Ulvi ile ilgili anlattıkları
27 Mayıs 2010 Yazan Geniş AileCevahirin Ulvi ile ilgili anlattıkları geçtimiz havta ucurum kenarinda kalan cevo yu aytac kurtarmişti.
Devamını oku »
Geniş Aile 45. Bölüm Müziği
17 Mayıs 2010 Yazan Geniş AileVERSE-1
Üşüyor göz kapaklarına sarıldıkça
İflas ediyorum her saat başı vuruldukça gözlerine.
Kara bulutlar ne zaman gider
kulaklarım çığlıklar hakimi
Gözlerimde umutlar var,
Açtım yine en son takvimi.
Vale sus…
Kim duyar ki çığlık sesini.
Yada kus…
Duysun alem nefretini.
Denedim her yolu baştan yürümeyi
Katran dolu ayaklarım sil geçmişi
Müptela bu gözler her belaya
Bu ne ilk ne de son hüzünlenişim.
Uyan…Uyan..
Dayan…Dayan..
Uyan…Uyan…
Dayan…Dayan…
NAKARAT
Acı boyalı bir yağmur iklimi
Götürdüler benden herşeyimi
Alabora olmuş gemiler gibi
Nefes almak yakıyor ciğerlerimi.
Bi de bana sor ne haldeyim yine yağmur yağıyor yanaklarıma
Kar düşmeden ak doluyor veryansın
Kahverengi bildiğin saçlarıma.
Bir çığlık atsam duyulur mu?
Canımı yakan yalnızlığa…
Bende üzüldüm aslında
Baktığım yer kapkara.
VERSE-2
Sesim çığlık yine sağnak yağmur yağmakta
Saçıma kader elleriyle aktan boya çalmakta
Bıktım bende ellerimle kağıt uçak yapmaktan
Korkar oldum günden güne doğru yoldan sapmaktan.
Hadi bak bak.
Gözlerimde nefret var
Ve bıktığım artık insanlara gerçekleri anlatmak.
Yada satmak,ellerimde olan herşeyi
Hepsini,canımı sıkan herşeyi.
Farklı diyarlar kuşatmak,insanlardan kaçmak
Lakin kaçmak fayda etse bir gün ecel korku saçmaz
Huzrun ellerinde bir gül,kapımı öyle çalsa bir gün
Belki gözlerim dolardı sabrım böyle taşmaz
Kaç…
Korktuğun kovalar hep seni
Sağ çıkar içinden kabuk tutmuş nefsini
Yırt bir an ne varsa çektiğin son resmini
Mavi gömlegin de dahil pantolon ve hepsini
Yada sus…
şşştt …Hiç bir şey söyleme…
Söz ve Müzik: Reyhan ÇALIŞKAN (VALE)
Siz Sevgili Geniş Aile sevenleri için müziğini burada paylaştık..
Devamını oku »
Bora Akkaş ile Röportaj 24 mart 2010
24 Mart 2010 Yazan Geniş AileBora Akkaş ile Röportaj 24 mart 2010
Herkes onu “Geniş Aile” dizisinin Zekai’si, nam-ı diğer Abaküs’ü olarak tanıdı. Gerçek hayatında da dizideki gibi lise öğrencisi, hem de 20 yaşında olmasına rağmen… Bora Akkaş, bu rötarın nedenini sorumsuzluğuna bağlıyor: “Başlarda okulla oyunculuğu bir arada götüremedim. Biraz sorumsuz bir çocuktum. Lise çağı bu yüzden uzadı. Aklım başımda olsaydı, sınıf tekrarı yapmazdım.”
‘ABAKÜS ‘ZEKAİ SEVGİLİSİYLE BÖYLE GÖRÜNTÜLENMİŞTİ…
“Geniş Aile” dizisiyle tanındın, ama bildiğim kadarıyla öncesi de var…
- Evet, “Avrupa Yakası”, “Yağmur Zamanı”, “Cesaretin Var mı Aşka” gibi birçok dizide rol aldım. Ayrıca sinema filmleri de var. “Küçük Kıyamet”, “Adab-ı Muaşeret” bunlardan sadece ikisi.
Tiyatroyu unutmamak gerek…
- Doğru, altı yıllık tiyatro geçmişim var. şehir Tiyatroları’nda altı oyunda rol aldım.
“Geniş Aile” kadrosuna nasıl dahil oldun?
- Yönetmenimiz Ömer Uğur ile daha önce “Cesaretin Var mı Aşka” dizisinde birlikte çalışmıştık. Bir gün bu projeden söz etti, Zekai karakterinin bana çok uygun olduğunu söyledi. Senaryoyu okurken çok güldüm ve teklifi hemen kabul ettim.
Sen de Zekai gibi lise öğrencisisin, değil mi?
- Evet, lise son öğrencisiyim. Önümüzdeki ay üniversite sınavına gireceğim. Aslında başlarda okulla oyunculuğu bir arada götüremedim. Biraz sorumsuz bir çocuktum. Lise çağı bu yüzden uzadı. 20 yaşına geliyorum ama maalesef hâlâ lise okumaktayım. Aklım başımda olsaydı, tekrar geçmişe gitseydik, sınıf tekrarı yapmazdım. Ama artık durumu toparladım. Her gün soru çözmeye çalışıyorum. Niyetim, barajı geçtikten sonra özel yetenek sınavıyla konservatuvara girmek.
ARTIK RAP YAPMIYORUM
Öğrencilik ve oyunculuğun yanı sıra müzik de var. Biraz da o çalışmalardan bahseder misin?
- Küçük yaşlarda gitar çalmaya başladım. Bir grubumuz vardı, orada bas gitar çalıyordum. Müzik benim için hobiydi. Müzisyen bir kimliğim yok fakat müziksever bir insanım. Her tür müziği dinler, onları gitarımla çalmaya çalışırım. Rap müzik bir süre ilgimi çekmişti. Kısa süre önce 2-3 tane de şarkı yaptım. Dizi popüler olunca şarkılarım internette epey ilgi gördü. Ama bence Zekai rolü ilgi çektiği için insanlar merak ediyor ve beni dinliyor. ışi profesyonelliğe taşımak, albüm yapmak gibi bir fikir yok kafamda… Zaten rap benim müzik zevkime de uymuyor, artık rap yapmıyorum.
O halde rap’ten rock’a geçelim.. Grubun neden dağıldı?
- Dağılmadı ki, diğerleri kendi başlarına kaldıkları yerden devam ediyor. Ben son zamanlarda gruba zaman ayıramıyordum, aynı anda okulu, işi ve grubu yürütemiyordum, o yüzden bıraktım.
10 YAŞINDA ALTIN PORTAKAL KAZANDIM
Altın Portakal almışsın. Kaç sene önce hangi dalda kazanmıştın bu ödülü?
- 2001 yılında… 10 yaşındayken yani. Sinema kategorisinde “Umut Veren Genç Oyuncu” dalında kazanmıştım ödülü.
O yaşta böyle önemli alınca nele hissettin, durumun farkında mıydın?
- Beklemediğim bir şeydi. Bir filmde oynamış ve festival için oraya gitmiştim. Festivale katılan diğer filmleri izlemiştim. Ödül almak hiç aklımda yoktu…
KIZ ARKADAŞIMIN YANINDA ENSEME VURMAYIN!
Herkes seni Zekai olarak biliyor. Yolda nasıl tepkiler alıyorsun?
- Genelde sevgi dolular bana karşı. Onların mahallesinden bir çocukmuşum gibi davranıyorlar. Ama rahatsız olduğum durumlar da yaşıyorum. Kız arkadaşımın yanında biri gelip “Vay Zekai kardeşim naber?” diye enseme patlatabiliyor mesela…
Kız arkadaş demişken… Birkaç hafta önce kız arkadaşınla objektiflere yakalandın. Bu durum sizi rahatsız etti mi?
- Ben onu yakalanmak olarak yorumlamıyorum. Kız arkadaşımın okulu Maslak’ta. Benim setim Emirgan’da. ıkimizin ortak noktası İstinyePark. Genelde boş vakitlerimizde orada buluşuyoruz. Muhabirler de işlerini yapıp çekiyorlar. Bu durumdan rahatsızlık duymadım.
Ufuk Özkan la Röportaj 23 mart 2010
23 Mart 2010 Yazan Geniş AileUfuk Özkan la Röportaj 23 mart 2010
Geniş Aile dizisinin ‘Faydasız’ tiplemesini oynayan Ufuk Özkan’la çok özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Geniş Aile’de can alıcı bir role sahip Ufuk Özkan’ın merak edilen yönlerini kendisine sorduk. Faydasız’ın gerçek hayatta da en az dizideki kadar eğlenceli biri olduğunu öğrendik. Sevilen oyuncu Geniş Aile’ye nasıl katıldığı, dizinin neden bu kadar çok izlendiği, çekim aralarında nelerle uğraştığı, neden balayına çıkamadığı gibi pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu.
HOCAMI ARADIM; GENİŞ AİLE’DEN HABERDAR OLDUM
Size Cevahir tiplemesi nasıl geldi ve nasıl karşıladınız?
Ufuk Özkan:
Hocam Ömer Uğur’u hal hatır sormak için aramıştım. O arada başka bir dizinin çekimleri devam ediyordu. Bana projeden bahsetti ve iki ay sonra çekimlere başlamayı planladıklarını söyledi.
O zamanlar rol aldığım ‘Benim Annem Bir Melek’ dizisi nisan ayı başında sezon finaline girmişti. Ali Sunal’ın askere gitmesi nedeniyle erken ara vermiştik. Kısaca, bu diziye başlamak için uygun bir zamandı.
OYNAMAYANI VURURLAR
Rolünüze adapte olmak için neler yaptınız?
Ufuk Özkan:
Role adapte olmak için birinci bölüm senaryosunu okumam yeterli oldu. Öyle bir rol ki oynamayanı vururlar.
GENİŞ AİLE, KARİKATÜR ÜRÜNÜ
Geniş Aile dizisi kısa sürede çok sevildi. Reyting listelerini alt üst etti. Dizinin bu başarısını neye bağlıyorsunuz?
Ufuk Özkan:
Dizimizin konusu yeni değil, mahalle hikayesi ama dili ve diyalogları tam bir karikatür kafasıyla oluşturulmuş. Her bölümde yazarlarımız Cüneyt ve Kamuran harikalar yaratıyorlar. Onlar olmasaydı ‘kimse alınmasın’ bu kadar ses getirmezdi.
Bir de hakikaten D Production, castı çok titiz hazırlamış. Herkes rollerine o kadar yakışmış ki alternatifleri yok bence. Mürsel’i, Bilal’i, Nazan’ı, Kuddusi’yi bence bu kadar iyi çıkaracak ikinci bir cast zor çıkar.
SETE KOŞARAK GİDİYORUM
Çekimler nasıl gidiyor? Bir gününüzü bize anlatabilir misiniz?
Ufuk Özkan:
Hayatımda iki şey var ki, bunlar benim için çok önemli, eşim ve çocuğum. Ben eşime ve çocuğuma koşarak gidiyorum. Şimdi bir üçüncüsü (Geniş Aile) oldu.
Hakikaten bazı işler vardır, ayağını sürte sürte gidersin. Biz buraya koşarak geliyoruz.
KULİS ÇOK EĞLENCELİ
İşin kamera arkası da eğlenceli mi?
Ufuk Özkan:
Bir işin kulisi iyiyse, bu seyirciye mutlaka ulaşır. Saygıyı kaybetmeden çok eğleniyoruz.
CEVAHİR’İN DURUMU MÜEBBET
Cevahir sizce faydalı biri olabilecek mi?
Ufuk Özkan:
Tıp, günün birinde kansere çare bulur ama Cevahir müebbet faydasız.
OYUNCU SAHNEDE SUDAN ÇIKMIŞ BALIĞA DÖNER
Ekipte Türk sinema ve tiyatro dünyasının çok kıdemli isimleri de var. Onlarla çalışmak nasıl bir duygu?
Ufuk Özkan:
Onların duruşu, profesyonelliği, birikimi biz yeni kuşak için bulunmaz nimet. Mesela okulda sana nasıl duracağını, nasıl tonlama yapılacağını, diyaframını kullanmayı gibi bir sürü teoriyi öğretirler.
Ama oyuncu sahneye çıktığında sudan çıkmış balık gibi olur. İşte böyle noktalarda bize tecrübeleriyle omuz veriyorlar. Ne mutlu bize.
TİYATRO İLE TEDAVİ OLUYORUM
Tiyatro eğitimi almışsınız. Oyuncu olma isteğiniz nasıl oluştu? Aileniz nasıl karşıladı?
Ufuk Özkan:
Çok klişe ama belliydi benim oyunculuğa kafa takacağım. Çok haşarı bir çocuktum. Yeni oyunlar üretirdim, rol dağıtımı yapardım. Mesela en hit oyunum vampircilikti. Düşünsenize Almanya’da bir pazar günü kuzenler ve kardeşlerimle bir olup babamı ısırmak için sokaklarda koşturuyorduk. En güzel anılarım çocukluğuma aittir.
Türkiye’ye döndüğümüzde 13 yaşındaydım ve hala çok yaramazdım. Teyzem ve rahmetli babam içimdeki enerjiyi doğru yerlere boşaltmam konusunda anlaşmış ve biraz da torpille beni Samsun Belediye Konservatuarı’na kayıt ettirmişler. Tabii biraz da sokakta pert olmayım diye. Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Erden akrabamız sayılırdı. Sonra sahnenin tozunu yutmaya başladık, tabii ailem hep arkamdaydı.
Türkiye’ye döndüğümüzde bir uyum sorunu yaşıyordum. Normal olarak tiyatro ile tedavi oldum ve hala tedavim devam ediyor ama mesleğimin bağımlısıyım. Rahmetli babama liseden sonra bir gece ‘Baba ben devlet konservatuarına girmek istiyorum.’ dedim.
Ertesi akşam otobüs camından ağlayarak babama el sallıyordum. Babam beni hayata çok itmiştir. Gözü peklilik babamın mirasıdır. Rötarlı kazandım okulu ama babamı utandırmadım.
İŞE ÖNCE İNANMAM LAZIM
Ne tarz rollerde oynamak sizi heyecanlandırıyor? Çok kötü bir adam rolü gelse kabul eder misiniz? Kriterleriniz var mı?
Ufuk Özkan:
İçinde çok dar ya da çok bol olmuyorsam dilim döndükçe her şeyi oynarım, yeter ki inanayım. Sonrası beni aşar. Puanı seyirci verir.
KONUŞMADAN GÜLDÜRÜYORMUŞUM
Geniş Aile’de oynadığınız ‘faydasız’ tiplemesi çok komik bulunuyor. Komedi rolleri size çok yakışıyor. Günlük hayatta da espri yapmayı seviyor musunuz? Nasıl biri olduğunuz söyleniyor?
Ufuk Özkan:
Ne mutlu bana, teşekkür ediyorum. Ben kelimelerin yeriyle, tonlamasıyla oynamayı seviyorum. Beni bu tarz şeyler güldürür. Hiçbir şey söylemeden güldürüyormuşum eşimi.
Evet bir muzurluk var. Hayatı tiye almak bazen ömrü uzatır. Topu topu bir bu kadar daha yaşayacağız. Her şeye çok takılmamak gerekiyor.
SETTE KİTAP OKUYORUM
Hobileriniz var mı? Boş zamanlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
Ufuk Özkan:
Pek boş vaktim olmuyor. Ama mutlaka sette, yolda kitap okurum. Keşke biraz zaman olsa tekrar squash oynamaya başlasam.
MÜTEVAZI YAŞIYORUM
Ses getiren işler yapıyorsunuz ve daha çok yaptığınız işlerle varsınız. Sizi özel hayatınızla ilgili sağda solda yazılmış çizilmiş olarak görmüyoruz. Bu neden kaynaklanıyor? Özel bir çabanız var mı?
Ufuk Özkan:
Ben yanımdakilerle değil, işimle anılmak isterim. Oynadığım karakter olarak yaşamıyorum. Üç yıldır evliyim ve 1.5 yaşında oğlum var. Ellerinizden öper.
Eşimle, ve oğlumla arada İstinye Park’a gideriz. Yeniköy’e İstinye’ye ineriz. Bazen pazarları Hisar’da kahvaltıya gideriz. Gayet mütevazi yaşıyorum ve bunu seviyorum. Mesela Bebek’e asla hafta sonu tinkok tinkok inmem. Bir elinde poşet gibi çocuğunu tutan diğer elinde fifisini gezdiren tiplerden olmadım, olmam da.
Bizim mesleği bazı oyuncu arkadaşlar fazla büyütüyor. Fazla inanıyorlar.
BİZİM MESLEK SEX AND THE CITY
Evliliğe bakış açınız nasıl? Sanat dünyasındaki insanların evliliklerini çok zor yürüttüklerini görüyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Ufuk Özkan:
Her insanın bir şeye ait olmaya ihtiyacı vardır. Bir dine, bir takıma, bir aileye… Bu bizim doğamızda var. Yalnızlık Allah’a mahsustur.
Bizim meslekte çok ilişki kaosu var. Geceler gündüzler birbirine karıştığı için çalışırken bir de bekar olmak, anlık duraklara yönlendirir insanı. Bekar bir adam için bizim meslek sex and the city. Aile olmak güzel, masanın ve yatağının kokusu değişmemeli.
HALA BALAYINA ÇIKAMADIK
Çekimler arasında fırsat bulup tatil yapma imkanınız oluyor mu? Tatilde neler yapmak hoşunuza gidiyor?
Ufuk Özkan:
Üç yıldır balayına bile gidemedik, ne tatili? Tatil olsun da çamurdan olsun.
SENELER SONRA İYİ ANILMAK İSTERİM
Mesleki anlamda olmak istediğiniz yerde misiniz? Bundan sonra hangi projelerde yer almak istiyorsunuz?
Ufuk Özkan:
Bizim işin sonu yok. ‘Tamam artık’ dediğinde önce yavaşlar sonra kendini tekrar etmeye başlarsın. Ve balkabağına dönersin.
Seneler sonra oğlum beni izlediğinde ‘İşte benim babam Ufuk Özkan’ dedirtecek iyi projelerde olmak isterim. Ukalalığı ve özgüveni birbirine karıştırmadan ama..
SANAL ALEMDE YORUMLARA BAKIYORUM
İnternetle aranız nasıl? Daha çok ne amaçla internete giriyorsunuz?
Ufuk Özkan:
Sanal alemle aram pek iyi değil. Senaryomu okuyorum, dizimizin sevenlerini okuyorum, yorumları genisaile.net’den takip ediyorum, reytinglere bakıyorum.
koyu bilal neredesin sen ahh ahh süper
23 Mart 2010 Yazan Geniş Ailekoyu bilal neredesin sen ahh ahh süper
malumunuz hepimizin ailesi gibi olan Geniş ailede koyu bilal in bazen Türkü okuduğunu hepimiz biliyoruz
işte koyu bilal neredesin sen.. sizlerle… Devamını oku »